SERVET ÇETİN

SERVET ÇETİN

23 Nisan 2010 Cuma

DÜNYA KUPASI RÖPORTAJI


Spor yazarı Bilgin Gökberk, Milliyet Gazetesi adına Esma Sultan Yalısı‘nda FIFA Dünya Kupası’yla röportaj yaptı!

Cem Şengül aynen şöyle dedi; “Etrafımızda senden üşütüğü yok, bulamayız da… Git şu Kupa’yla konuş, randevular alındı. Önce 1-2 kare fotoğraf, sonra biraz laklak… Yarın Esma Sultan saat 12:00… “

Şaka gibi, değil mi?
Ama değil…
Peki !

* * *
DK: Sen de kimsin?
BG: Bilgin ben… Seninle röportaja gönderildim.
DK: Nerelisin?
BG: Türküm.
DK: Türk mü? Ne alakanız var sizin benle ?
BG: 2002’de 3. olmadık mı, niye alakamız olmasın ?
DK: Sonra yok oldunuz ama…
BG: Daha önce vardık da sanki?
DK: İlk soru benden olsun, bizim Halit napıyor ?
BG: Hangi Halit?
DK: Kıvanç…
BG: Bomba gibi… Afrika yaklaştı ya, yine seninle yatıp kalkıyor. Seninle ilgili anılarını anlatıyor her yerde… Allah uzun ömür versin. Amma seviyor seni.
DK: Ben de onu severim. Selam söyle… Bir de Hasan vardı, noldu?
BG: Hangi Hasan?
DK: Şaş mıydı ne, ne gol atmıştı ama Brezilya’ya..
BG: Son golü oldu. Sonra bir daha da atamadı bırakana kadar yanlış hatırlamıyorsam.
DK: Napıyor şimdi?
BG: Yorumcu oldu. Başka Türk var mı hatırladığın?
DK: Var tabi, Şenol napıyor, iyi mi?
BG: Hangi Şenol?
DK: Güneş…
BG: Bir ara Kore’deydi, şimdi Trabzon’da…
DK: Bir de İ.Mansız mı, ne vardı.
BG: Bu konulara girmeyelim şimdi, sakat olmasın…
DK: ??
BG: İmanlı-İmansız filan, böldüler Türkiye’yi, girmeyelim, imanlıları bile imamlı-imanlı, imamsız-imanlı diye böldüler… Altın golü de Allah’ın işi işte İ.Mansız attı. Bizim Milliyet de, o unutulmaz manşeti atmıştı: “Senegal’in hakkından İ.Mansız geldi”, hatırlarsın
DK: Yaaa, müthişti.
BG: Turgay Şeren?
DK: O kim?
BG: 1954 İsviçre’de vardı ya…
DK: Ben 70’de doğdum, Jules tanır belki onu…
BG: Hangi Jules?
DK: Rimet… Afrika’da niye yoksunuz?
BG: Hocaya sor…
DK: Hangi hocaya?
BG: Fatih hocaya…
DK:Almanya’ya da gelmemiştiniz?
BG: Onu da Fatih hocaya soracaksın. Gelmemiştik değil, gelememiştik, çok istedik ama… Aması da var…
DK: Rio’da görüşür müyüz?
BG: Guus’a soracaksın…
DK: İyi dostumdur, ama pahalıdır… Terim’in aldığı 3-5 kuruşa bile laf ettiniz, Guus’a nasıl vereceksiniz bu kadar parayı? Keyfi yerinde mi bari ?
BG: Bomba gibi de Yılmaz biraz tadını kaçırdı tabi.
DK: Hangi Yılmaz?
BG: Vural…
DK: O kim?
BG: ‘Barcelona’nın hocası…
DK: ??
BG: Hazır burdayken, görmek istediğin biri var mı?
DK: Hıncal’ı görmek isterdim ama.. Esma Sultan’a gelirken, Ertekin’e baktım yoktu. NTV’de de göremiyorum onu, sağlığı yerinde mi?
BG: Bomba gibi. Aziz bey göndertmiş NTV’den…
DK: Nereye?
BG: NTV Spor’a : ))
DK: Aziz bey kim?
BG: Fenerbahçe Başkanı…
DK: Bizim Zico’yu da o göndermemiş miydi?
BG: Evet…
DK: Frank napıyor?
BG: Hangi Frank?
DK: Rijkaard…
BG: Gidici !
DK: Elano?
BG: O da gidici !
DK: Ne tuhaf insanlarsınız?
BG: Evet tuhafız.
DK: Röportaj baydı be Bilgin’cim… Boğazın tam kenarındayız, efkarlandım da…
BG: Rakı-balık mı?
DK: Evet…
* * *
Not: Kupayı okşamak, sevmek, dokunmak hatta yaklaşmak, hatta hatta uzun süre bakmak yasak…. ‘Görmemişiz’ ya, ‘görmemişin oğlu olmuş tutmuş…’ durum vaziyetleri oluşabilir diye düşünüyor herhalde FIFA. Elimi 40 santim arkasına getirince ortalık karıştı…Kupa gerildi, ben gerildim FIFA’cılar gerildi, hemen uzaklaştırıldım. Yukardaki fotoğraf gerilmemizden önce çekilmiştir.

Milliyet Gazetesi

15.4.2010 09:04

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder