23 Nisan 2010 Cuma
DÜNYA KUPASI RÖPORTAJI
Spor yazarı Bilgin Gökberk, Milliyet Gazetesi adına Esma Sultan Yalısı‘nda FIFA Dünya Kupası’yla röportaj yaptı!
Cem Şengül aynen şöyle dedi; “Etrafımızda senden üşütüğü yok, bulamayız da… Git şu Kupa’yla konuş, randevular alındı. Önce 1-2 kare fotoğraf, sonra biraz laklak… Yarın Esma Sultan saat 12:00… “
Şaka gibi, değil mi?
Ama değil…
Peki !
* * *
DK: Sen de kimsin?
BG: Bilgin ben… Seninle röportaja gönderildim.
DK: Nerelisin?
BG: Türküm.
DK: Türk mü? Ne alakanız var sizin benle ?
BG: 2002’de 3. olmadık mı, niye alakamız olmasın ?
DK: Sonra yok oldunuz ama…
BG: Daha önce vardık da sanki?
DK: İlk soru benden olsun, bizim Halit napıyor ?
BG: Hangi Halit?
DK: Kıvanç…
BG: Bomba gibi… Afrika yaklaştı ya, yine seninle yatıp kalkıyor. Seninle ilgili anılarını anlatıyor her yerde… Allah uzun ömür versin. Amma seviyor seni.
DK: Ben de onu severim. Selam söyle… Bir de Hasan vardı, noldu?
BG: Hangi Hasan?
DK: Şaş mıydı ne, ne gol atmıştı ama Brezilya’ya..
BG: Son golü oldu. Sonra bir daha da atamadı bırakana kadar yanlış hatırlamıyorsam.
DK: Napıyor şimdi?
BG: Yorumcu oldu. Başka Türk var mı hatırladığın?
DK: Var tabi, Şenol napıyor, iyi mi?
BG: Hangi Şenol?
DK: Güneş…
BG: Bir ara Kore’deydi, şimdi Trabzon’da…
DK: Bir de İ.Mansız mı, ne vardı.
BG: Bu konulara girmeyelim şimdi, sakat olmasın…
DK: ??
BG: İmanlı-İmansız filan, böldüler Türkiye’yi, girmeyelim, imanlıları bile imamlı-imanlı, imamsız-imanlı diye böldüler… Altın golü de Allah’ın işi işte İ.Mansız attı. Bizim Milliyet de, o unutulmaz manşeti atmıştı: “Senegal’in hakkından İ.Mansız geldi”, hatırlarsın
DK: Yaaa, müthişti.
BG: Turgay Şeren?
DK: O kim?
BG: 1954 İsviçre’de vardı ya…
DK: Ben 70’de doğdum, Jules tanır belki onu…
BG: Hangi Jules?
DK: Rimet… Afrika’da niye yoksunuz?
BG: Hocaya sor…
DK: Hangi hocaya?
BG: Fatih hocaya…
DK:Almanya’ya da gelmemiştiniz?
BG: Onu da Fatih hocaya soracaksın. Gelmemiştik değil, gelememiştik, çok istedik ama… Aması da var…
DK: Rio’da görüşür müyüz?
BG: Guus’a soracaksın…
DK: İyi dostumdur, ama pahalıdır… Terim’in aldığı 3-5 kuruşa bile laf ettiniz, Guus’a nasıl vereceksiniz bu kadar parayı? Keyfi yerinde mi bari ?
BG: Bomba gibi de Yılmaz biraz tadını kaçırdı tabi.
DK: Hangi Yılmaz?
BG: Vural…
DK: O kim?
BG: ‘Barcelona’nın hocası…
DK: ??
BG: Hazır burdayken, görmek istediğin biri var mı?
DK: Hıncal’ı görmek isterdim ama.. Esma Sultan’a gelirken, Ertekin’e baktım yoktu. NTV’de de göremiyorum onu, sağlığı yerinde mi?
BG: Bomba gibi. Aziz bey göndertmiş NTV’den…
DK: Nereye?
BG: NTV Spor’a : ))
DK: Aziz bey kim?
BG: Fenerbahçe Başkanı…
DK: Bizim Zico’yu da o göndermemiş miydi?
BG: Evet…
DK: Frank napıyor?
BG: Hangi Frank?
DK: Rijkaard…
BG: Gidici !
DK: Elano?
BG: O da gidici !
DK: Ne tuhaf insanlarsınız?
BG: Evet tuhafız.
DK: Röportaj baydı be Bilgin’cim… Boğazın tam kenarındayız, efkarlandım da…
BG: Rakı-balık mı?
DK: Evet…
* * *
Not: Kupayı okşamak, sevmek, dokunmak hatta yaklaşmak, hatta hatta uzun süre bakmak yasak…. ‘Görmemişiz’ ya, ‘görmemişin oğlu olmuş tutmuş…’ durum vaziyetleri oluşabilir diye düşünüyor herhalde FIFA. Elimi 40 santim arkasına getirince ortalık karıştı…Kupa gerildi, ben gerildim FIFA’cılar gerildi, hemen uzaklaştırıldım. Yukardaki fotoğraf gerilmemizden önce çekilmiştir.
Milliyet Gazetesi
15.4.2010 09:04
17 Nisan 2010 Cumartesi
BURSASPOR : 2 - GAZİANTEPSPOR : 0
TİMSAH'IN AYAK SESLERİ
Bu Bursaspor nereye koşuyor.Aslında koşmuyor da uygun adımda yürüyor.Şarkılarla, türkülerle köprü girişine kadar geldi . Bir tabur askerin uygun adım da yürüyüşünün titreşimine dayanamayan Boğaziçi Köprüsünün, Bursaspor'un kramponlu ayaklarının marş sesine dayanıp dayanamayacağına birkaç hafta içinde şahit olacağız.Köprü bugün bedava Bonus sağolsun ; ama haftaya başımıza yıkılırsa şaşırmayın. Bursa İstanbul'u teslim almaya geliyor. İş yine Galatasaray'a mı düştü ne ? Şehrin savunucusu oldu bir anda .Ali Sami Yen de düşerse , fetih ,devrim, ihtilal ,postmodern darbe ne derseniz deyin işte o kaçınımaz olur.Galatasarayın şampiyonluk şansı yok ama büyük takımlar böyle maçları şampiyonluktan daha ciddiye alır. Prestij ve sükse söz konusu bir de Bursaspor Beşiktaşı ve Fenerbahçe'yi 3-2 lik skorlarla deplasmanda yenmiş. Maçın önemi gittikçe artıyor .Bursaspor şansın da 12 adam olarak onlardan oynadığı maçta Volkan 'Şen'lendirici 'nin de üstün çabasıyla galip gelmesini bildi.Toplama bilgisayar gibi takım maşallah ucuz ama kaliteli en azından bu lig için yeter.Volkan'ı , Sercan'ı da erken satmamakla ve Ertuğrul Sağlam'ın başarılı mentörlüğüyle Kayserispor'un Gökhan Ünal'ı ,Sivasspor'un Mehmet Yıldız'ı devre arasında kafalarının karıştırılmasıyla devre dışı kalınması gibi bir durumun önüne geçerek akıllılık etti. Gökhan Ünal dan ağz yanan Ertğrul Sağlam Volkan , Sercan ve Ozan'ı üfleyerek kontrol altına aldı. 65 puanı olmasına artı hükmen galibiyetten gelecek 3 puanın da garanti olmasına karşın kamuoyu hala bu şampiyonluğa inanmıyor, inanmak istemiyor. Hak vermemek elde değil ne Antepler, ne Kocaeliler, ne Trabzonsporlar ne Sivassporlar şampiyonluğa bu kadar yaklaşıp son anda son nefesini verip göçmüşken Galatsaray'ı da evinde yenmeden bu kamuoyu Bursaspora inanmaz.Çünkü bu topraklarda şampiyon olmak için en çok puanı almak yetmez , İstanbul takımlarını eze eze dize getirmeden madara etmeden kazanılan şampiyonluk şampiyonluk sayılmaz. Değil mi ama ?
Etiketler:
31.hafta,
bursaspor,
gaziantepspor,
Gaziantepspor-Bursaspor,
tsl
31 Mart 2010 Çarşamba
GALATASARAY : 0 - FENERBAHÇE : 1
O ve Ç ocukları
Derbi öncesi her zamanki kadar olmasa da heycanlıydım. Sanırım 40-50 milyon kişi de bu heyecanı paylaşıyordu. Maç başlayan kadar….Bir gün önce üstüne basa basa söylüyordum herkese ve her şeye : “ Kaleciye GÜ-VEN-Mİ-YO-RUM. “ Ben bu adamı ilk defa Mallorca’yı 4-1 yendiğimiz maçtan biliyorum. Arif, Hakan ve birçok isim maçtan sonra çıkıp da “Hoca , kaleci öne çıkıyor kaleyi gördüğünüzde vurun dedi. “ demişti . O maçta Galatasaray Mallorca kalesini adeta şutlarla dövmüştü. 3 tane aşırtma gol Arif ,Emre ve Hakan’dan gelirken ,Okan da 6 pasta aynı kaleciyi çalımlayıp rezil rüsva ,ibret-i alemlik etmişti. Anlaşılan bizim hafızamıza kazındığı kadar Selçuk ‘un da hafızasında yer etmiş bu hadise .Ne de olsa Genç Selçuk da UEFA Kupası’nı alan Galatasaray’ı imrenerek ve hayaller kurarak izlemiştir. Herhalde Mondragon ya da Taffarel olsa kalede şut atmayı aklından bile geçirmezdi. Hele ki Taffarel o topu öpülesi usta ayağıyla durdurmadan kontrol edip yükseklik kazanan topu iki kere sektirir de ve Keitan’ın önüne ara pası olarak atardı. Ah … ah… İnsanın nasıl içi yanmasın .Nereden nereye..
Fazla dağıtmamak için bundan sonrasını maddeler halinde söyleyeceğim :
1 ) Rezil bir derbiydi .Tatsız tuzsuz ,nane molla, ite kaka geçti bi daha olacaksa “ yokum’’ diyorum.İzleyen Hollandalılara da ayıp oldu.
2) Adnan Polat ve adamları yeniden seçildi. Onlar var olduğu sürece desteği esirgeyeceğim.
3 ) Hayatımda bir çift renk kalmıştı. O da Pazar akşamı soldu.
4 ) Rijkaard kendi kuyusunu kazıyor demedi demeyin .Elde var “ 0 “ ve kazan kaynıyor .Ya elini daldırıp karıştıracaksın sıcağı seni 1. Derece yakacak da taşmayacak ya da “ kelle “ katıp çorbaya döneceksin . Bizim yöneticiler tek bu tarifi bilir benim bildiğim hatalıysam lütfen 0536… En kötüsü yine istikrar olmayacak.
5) Caner’in bu takımda işi ne hele ki sol bekte .(Hakan Balta varken). Dos Santosun pozisyonu % 1000000 penaltı. Yer mi o penaltıyı vermek ? Guiza’nın ki de ofsayt değil ama diyenlere diyorum . Guiza’nın o topu gol yapma olasılığı ile penaltının gole çevrilme ihtimalini bir mukayese edin.Başka sözüm yok.
6) Keita’nın şutu dönmeden gitse Volkan o topu 6 ay kabuslarında görürdü. Son yaptığı hareket olmasa tebrik bile edecektim .Geçen seneki gibi Azizsilin ‘in sözleriyle “sahanın öbür tarafını bok ediyordu”.
7 )Arda kendini bu kadar hırpalamana gerek yoktu. Yararlı olayım derken hem kendini hem takımı tehlikeye attın. Sen girince oyundan düştük. Bi daha da ıh ıhhh olmadı. Elano, be kardeşim o forma suit değil ,yedeği de var terinle ıslatacaksın, sayısız çim lekesi olacak, kirlenmek güzeldir be Elano bırak şu salon erkekliğini milli takımda oynadığının % 20si yeter be, ütüsü bozulsun bari.
8) Mustafa Sarp o golü atsaydı ya da attırsaydı şimdi ne konuşuyor olurduk ? Daum, Aykut , Aziz ,Fenerbahçe yine sıçradı.Bu şans yaverliğiyle şampiyon olmaları mümkün .Hafta boyunca Azizsilin kahvaltı yapmış futbolcularla bol bol bal tüketilmiş öyle deniyor.
9) Derbi dediğin Real Madrid – Atletico Madrid maçı gibi olmalı ,golü bol mücadelesi yüksek futbolu doyurmalı…saygılar bizden.
10 ) Bu pisliği , enkazı siz temizleyeceksiniz biz değil . Haldun Üstünel bize onu bunu değil Ruh Al ruh…
Tüm sorunlar keşke 10 puan olsa .İstediğiniz sorundan başlayabilirsiniz. Başarılar.
29 Mart 2010 Pazartesi
KARDEŞLER Mİ?

son günlerde yaşanan gizli kardeş polemiklerine...
aradaki benzerlik aşikar sanırım. kaldı ki ikisi de beşiktaş'a antep'ten geldi. tesadüf mü? hiç sanmıyorum.
soluk denizli
Etiketler:
beşiktaş,
ibrahim toraman,
kardeş,
tabata
BEŞİKTAŞ:3-ESKİŞEHİRSPOR:2

öncelikle ligimizin son 2 yılda yaşadığı değişime bir değinmek gerekecek. geçen sene sivas'ın yaptığının fazlasını bu sene bursaspor başarmış durumda. ayrıca anadolu takımlarının birçoğu üstdüzey futbol oynuyor. 4 büyüklerin bu 2 yıl içerisinde diğer takımlardan kopup gidememesi onların kötü oyunundan ziyade bu takımların kazandığı mukavemetten kaynaklanıyor. eskişehir, gaziantep, kayserispor,hatta istanbul takımı olmasına rağmen kasımpaşa, ibb... bana sorarsanız düşmeye en yakın takım denizlispor'un bile oldukça kaliteli bir kadrosu var. tadına doyulmaz maçlara şahit oluyoruz. işte bu haftada böyle bir maç izledik.
sivok ferrari ikilisinin rezalet oyunu devam ediyor. halbuki sezon başında gol yememesine rağmen atmakta zorlanan bir takımken, şimdilerde takır takır ağları havalandıran beşiktaş defansında darmadağın bir görüntü çiziyor.
ibrahim toraman mükemmel oynadı. her mevkide yıldızlaştı. hatasızdı.
rüştü çok önemli bir kaleci.
bobo güven kazandı. takımın ihtiyaç duyduğu santrafor kimliğine kavuştu nihayet.
ekrem dağ hata yapmaz oldu.
tello geçen seneki formunu yakaladı.
netice: azıcık inanç ve iyi bir kondisyon ile eskişehir'den 3 puan zor da olsa alındı.
tabi bunda eskişehir'İn hiç mi suçu yoktu? fazlasıyla vardı. ileride birazcık top tutabilseydi. beşiktaşın bu maçtan 3 puan çıkarması mucize olurdu.
kartal şampiyon olmak istiyorsa savunma zaafına bir çözüm bulmalı.

dikkat çekenler:
-ekrem dağ gayet düzgün bir oyun ortaya çıkardı.
-rıza kaptan, olmadı yine olmadı, kartal'a karşı yüzün gülmüyor. belki de yılların hatırı var diye bilinmez.
-beşiktaş nijerya futbol okulu öğrencileri- amokachi'yi unutamadık be hocam.
-ekrem dağ gayet düzgün oynadı.
-ivesa boyuna göre iyi bir kaleci.
-bobo'nun attığı 2.gol gösterdi ki önemli olan boyu değil...
-ekrem dağ oldukça düzgün bir futbol sergiledi.
-mustafa denizli mevkilerde yaptığı değişiklikle maçın kaderini etkiledi.
-ekrem dağ hakikaten iyi oynadı ya.
-ne alırsan al alman malı al: ernst, fink yorulmak bilmedi.
-ekrem iyiydi.
- 18 haftada 10 gol yiyen beşiktaş son 9 haftada 9 gol yedi.
-ekrem
esen kalın
Etiketler:
28. hafta,
beşiktaş,
beşiktaş eskişehir,
ekrem,
kartal
27 Mart 2010 Cumartesi
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR : 2 - BURSASPOR :1
27. haftanın açılış mücadelesinde kimin kimi ağırladığı belli olmasa da ev sahibi olarak görünen Belediyespor 45 000 taraftarının önünde Bursaspor'u 2- 1 mağlup ederken , goller Marcin Kus ve Hasan Ali den geldi. Volkan Şen'in tek golü Bursaspor'a yetmedi. Peki nasıl oldu da bu sürpriz sayılabilecek sonuç ortaya çıktı. Bursaspor maça hızlı başladı ta ki 8. dakikada kornerden ilk golü ağlarında görene kadar. Maç şimdi Mareşal Abdullah Avcı'nın istediği kıvama gelmişti.Fakat Belediyespor inanılmaz kötü oynuyordu. Her zaman başarılı bir şekilde ayağa oynayan bu takım üst üste iki pas yapamaz olmuştu. Bursa yıldı mı yılmadı; bastıryordu, karşı kalede gol araken Hasan Ali Durtuluk'un aynı Ali Sami Yen'de 90+5 te imkansıza vurduğu gibi bir şutu Dimitar İvankov'u çaresiz bırakıyordu. İlk yarının son 15 dakikasını telaşla ''eyvah şampiyonluk gitti '' düşüncesiyle şuursuzca oynayan Bursaspor ilk yarıyı 2 golle kapattığına şükretmeli. Belediyespor azıcık gününde olsa 6-0 ın rövanşını alacaktı. İkinci yarıda da kalesini iyi savunan Belediyespor pozisyon vermedi. 79. dakikada Volkan Şen'in Bursa'da Galatasaray'a attığı golün bir kopyası golle (yakın direğe sert ve düzgün bir vuruş) Bursaspor umutlandı. Bu arada Volkan Şen, İsmail YK nın tıpkısının aynısı bu kadar mı benzer insan insana . Geri kalan dakikalarda da Bursaspor aradığını bulamadı . Derbinin tansiyonu biraz daha düştü .Artık Fenerbahçe geçen seneki Lugano'nun başrolünde oynadığı 0-0 lık kavgalı derbideki gibi beraberliğe oynayabilir.Göreceğiz.
Bursaspor maça çıkarken 58 puana ve deplasmanda 45 000 taraftara sahipti ; ama böyle durumlar Belediye'ye farkmaz. Geçen sene Sivasspor'u deplasmanda şampiyonluktan etmiş Abdullah Avcı , üstelik üç yıldır ligde boy gösteriyor, yenemediği bir Galatasaray kalmış ,ona da deplasmanda çelme takmış işte bu Abdullah Avcı Bursaspor mu dinler ? Çok kötü bir hafta geçirmiş olmalarına rağmen (kaleci Hasagiç'in ,Taner Gülleri'nin ve yardımcı antrenör Arif Erdem'in şike soruşturmasıyla göz altına alındığı) yedek kalecisiyle çıkmak zorunda kaldığı, hala en önemli oyuncularını sakatlıklar dolayısıyla kullanamadığı ve üstüne çok da kötü oynadığı maçta Bursaspor'u liderlikten edemese de yeniyor. Bu yeter bize Avcı Paşa.Ve Herkese adaletli davrandığını göğsünü gere gere söylüyor. Helal olsun. Birgün olsun çıkıp mızıldamadın. Sakatlıktı, imkansızlıktı, taraftar yoktu, rüzgar vardı... bişiy demedin. Felsefene hayranım ''11 kişi çıkabildiğiniz sürece mazeret yoktur.'' Total futbol anlayışına da. Ertuğrul Hoca ise yine sakindi, oynadık olmadı kaybettiğimiz sadece 3 puan hala lideriz ve biz kazandığımız sürece arkamıza bile bakmayacağız düşüncesindeydi. Hala şampiyonluğun en büyük adayıdır. Benim de favorimdir. Olursa Ertuğrul Sağlam olur. Olmazsa yalan olur. Şimdi genç oyuncuları rehabilite etme zamanı, aranızda şampiyonluk görmüşler ,büyük takımda oynamışlar mevcut . Nasıl bu stresle başa çıkılacağını göstersinler. Panik yok, sakin sakin. işte bütün mesele bu.
26 Mart 2010 Cuma
ÖZHAN CANAYDıN Başkan Vefat etti
MEKANIN CENNET OLSUN BAŞKAN
Pazartesi gecesi aldığımız haberle taraflı tarafsız hepimiz üzüldük. İçimizde bir şey cız etti. 58 puana birkaç saat önce ulaşan Bursaspor'da da hüzün hakimdi. Allah gani gani rahmet eylesin başkan.Yaptıklarınla , davranışlarınla , yaşamınla hatta ölümünle bile hepimize örnek oldun. İyi ki seni tanıdık başkan. İyi ki sen bu camiaya hem sporcu hem yönetici hem de başkan olarak hizmetler verdin. Biraz erken gittin be Özhan başkan daha Aslantepe'de maçlar izleyecektik ; olmadı, nasip değilmiş. Ama ruhun hep orada olacak buna eminim .İsterim ki yarın seçimle belirlenecek yeni yönetimin de ilk icraatı Aslantepe'nin şeref tribününe senin adını vererek tribünü yüceltmek ve sana bi nebze borcunu ödemek ve seni ölümsüzleştirme hassasiyetini göstermek olur. Sen de orada sayısız maça ev sahipliği yapmış olursun.
Nasıl biri olduğunu, Fenerbahçe- Manisaspor maçı öncesi saygı duruşu esnasında avuçları patlayana kadar seni alkışlayan fenerbahçeliler o cepheden de bize gösterdi. Hayatımda gördüğüm en değişik sahnelerden biriydi. Gerilimi maksimum olacak derbinin de tansiyonunu 25 ten 12 ye düşürdün . Son golünü de böyle attın. Ezeli rekabetin yanında ebedi dostluğun lafta kalmadığını ,centilmenliğin de olduğunu , futbolun üç ihtimalli bir oyun olduğunu ve tüm olası sonuçları iyi hazmetmek gerektiğini bize hatırlattın . Şampiyonluk da kaçsa ,mağlup de olunsa rakip takıma saygı göstermek gerektiğini milletçe unutmuştuk. Umarım artık bu bir milat olur; her derbiden önce seni daha çok hatırlayıp, şapkamızı çıkarıp önümüze koyup şöyle bir silkeleniriz. Bu kötü gidişatı, hadsiz gerilimi , holiganizmi düzeltse düzeltse yine sen düzeltirsin başkanım. Umarım bu barış ortamı daimi olur. Hayatı Galatasaray olan adam seni çok özleyeceğiz ama unutmayacağız. Sen rahat uyu.
Etiketler:
galatasaray başkanı,
özhan canaydın,
unutulmazlar,
vefat
19 Mart 2010 Cuma
W.BREMEN : 4 - VALENCİA : 4
DÜŞLER SAHNESİ- 4-4 lük bir maç
Kim derdi ki evde alınan 1-1 lik beraberlik turu getirecek, ama getirdi. David Villa ('ya bir kez daha hayran olduğum gecede) 3 golle yıldızlaştı.Aslında maçın hakkı 8-3, 8-4 falan ama tabela 4-4 diyor. Maça David Villa'nın golüyle başlayan Valencia ,Silva'nın enfes pasıyla bulaşan Mata'yla 2.golü de bulmakta zorluk çekmedi ve valencia tribünlerinde zafer şarkıları söyleniyordu. O saniye itibariyle Bremen'e 3 gol gerekiyordu.Pizarro ile bir gol bulan Bremen 'de ard arda girilen pozisyonlarla umutlar yeşerdi derken devre bitimindebitirici vuruşuyla yine sahneye çıkan isim David Villa'ydı . Soyunma odasına 2-1 mağlup gitmek varken 3-1 le dönen Bremen Mızıkacıları'nın ikinci yarıda ne yapacağı merak konusuydu.Fırtına gibi başladılar ve inanılmaz goller kaçtı. Hugo Almeida'nın ayağından bir gol bulan ve Frings'in penaltı golüyle eşitliği yakalayan Bremen ekibinde rüzgar arkadan esmeye başlamıştı. Valencia teknik direktörü Valencia'nın durumunu özetler nitelikteydi.Bu zor durumda yine sahneye çıkan isim tabi ki David Villa'ydı .Devamında Alman Kuşatmasına dayanamayan İspanyollar Pizarro'ya bir kez daha geçit verince o 10-12 dakika geçmek bilmedi. Valencia bulduğu 5 pozisyondan 4 ünü gole çeviririken , Pizarro tek başına bu kadar pozisyonu harcadı. Maçın en iyi performansı 4 gol birden yemesine karşılık Valencia kalecisi Cesar' dan geldi.Varın düşünün böyle bir maç işte. 5-5 lik Lyon- Marsilya sonra yakın zamanda gördüğüm en zevkli mücadeleydi. Bitiş düdüğüyle Valencia T.D. '' bitti, bitti !'' diye bağırıp çocuk gibi havalara sıçrarken bi anda kendine geldi hızlı adımlarla sahayı terketti. Biraz daha süre olsa hayatının en değişik gecesini yaşayacağını biliyordu.Maç boyunca aciz kaldı, birşey yapamadı.Yatıp kalkıp Villa'ya dua etsin bi de Cesara.Hamburg önündeki Bülent Korkmaz'dan zerre farkı yoktu .Umarım sonu benzemez. Bana kalsa ilk uçakla soluğu hemişebaş Azerbaycan topraklarında almıştı bile..
17 Mart 2010 Çarşamba
25. Haftaya Panoramik Bakış

selam, saygı. geride bıraktığımız 25. hafta 2009-2010 sezonu sıralamaları açısından en belirleyici haftalardan biri oldu.
1) fenerbahçe kaybettiği 2 puan ve rakiplerinin kazandıkları 3'er puanlar nedeniyle şampiyonluk yarışında iyice gerilere düştü.
2)beşiktaş, ligin ikinci yarısında aldığı puanlar ile ligde kalma umudunu hala taşıyan denizli deplasmanından çok zor bir 3 puan çıkararak şampiyonluk yarışında "ben de varım" dedi.
3)bursaspor, manisa karşısında bana göre alınan rahat bir galibiyet ve akabinde diyarbakır'ın malum karşılaşmada hükmen mağlup ilan edilmesi sonucunda ligimizin yeni lideri oldu.
4) trabzonspor şenol güneş'in gelmesiyle kazandığı ivmeyi yitirdi. hala değişmesi gereken birşeyler olduğu ortada.
5) galatasaray ise yine çok iyi oynamamasına karşın kazandığı 3 puan ile başarısız taktik yönetime inat yetenekli adamlarımla bu ligi götürürüm dedi.
6) diyarbakırspor olaylı İBBspor maçı sonrası ligden düşürülmese bile bence an itibariyle ligde tutunacak dirayeti kalmadı.
son olarak bir kehanet: 34. haftada oynanacak olan BURSASPOR-BEŞİKTAŞ karşılaşması ligin üst sıralarını belirleyecek maç olabilir. fikrimce bu maçı kara kartal alır, sonucunda cimboma bir şampiyonluk hediye eder, kendisi de ikincilik koltuğunu elde eder. bursaspora ise üçüncülük düşer.
esenlikler
Etiketler:
beşiktaş,
bursaspor,
diyarbakırspor.,
fenerbahçe,
galatasaray,
tsl,
turkcell süper lig
16 Mart 2010 Salı
GALATASARAY : 3 - ANKARAGÜCÜ :0
KEİTA 'YA '' GÜCÜ '' YETMEDİ
Türkcell Süper Lig 25. hafta mücadelelerinin 8 ayağından birinde, Galatasaray güzide Ankara takımı Ankaragücü'nü Ali Sami Yen 'de ağırladı ve sezonun ilk yarısında Ankaragücü'nün yaptığı gibi 3 golle uğurladı . Takım olarak varlık gösteremeyen iki ekibin haliyle futbol namına ortaya koyduğu pek önemli birşey de olmadı. Topa sahip olduğunu düşünerek iyi oynadığını zanneden Ankaragücü maçı kazanmak için zerre kadar çabalamadı. Amaçları belli ki oyunu 0-0 da tutup savunma arkasına Vitek ile Vasseli ya da olursa bi karambol serbest vuruş golüyle oyunu bitirebilmek. Jo'nun ayağından erkenden bulunan gol bütün planları alt üst etti. Bu sefer Galatasaray rakibin risk almasını bekleme pozisyonuna geçince tam anlamıyla Ankaragücü'nün ezberi şaştı. Abandone oldu. Basın mensuplarından da bir Allah'ın kulu çıkıp hani nerde bu Lemerre' in B,C,.D,E .....Z planı ? demedi. Ankaragücü nasıl bir takım diye bakacak olursak : Championship Manager (CM) , Footbal Manager (FM) gibi oyunların müdavimlerinin 2011 versiyonunun çıkmasını dört gözle bekletecek derece (ki hiç bir takım bu kadar iştah uyandırmamıştı) inanılmaz geniş ve kaliteli bir takım. Dile kolay , iyi bir takımdan seç beğen istediğin oyuncuları bedelsiz al ,yetmedi üstüne Rothen , Vittek , Geremi, Vassel gibi Türkiye'ye (istanbul dışında) getirilmesi zor adamları da al bitti mi bitmedi sayın abiler üstüne bi de yaşayan Fransız efsanelerden Lemerre. Sorarlar adama daha ne istiyosunuz ne bekliyosunuz diye . Ankaragücü henüz takım olamamış ,el ayak koordinasyonu olmayan bir adam gibi görüntü verdi. Işık vermedi . Hak da vermiyor değilim . Yeni bir yapılanma sürecine gittiler. O geniş kadro da esir toplama kampı gibi . '' Sen ,sen ,sen gelin buraya ! " denmiş edasıyla her hafta oluşturulan farklı bir takımdan ne beklenebilir ? Avantajı da dezavantaja çevirmişler. Metin Akan gibi bu ligin ve Ankaragücü'nün vazgeçilmezlerinden olan biri de talihsiz bir şekilde oyuna girer girmez sakatlandı. Üzüldüm . Allah acil şifalar versin. Ama bu Ankaragücü için bir problemden çok '' kadro tercihinde bir işi eksilttik, oh be '' dedirtecek bir durum . Yine de sırf Ankaragücü yüzünden o oyunu alacaklardan biriyim.
Galatasaray'a gelince Allah Keita'ya zeval vermesin. Yoksa bu takım inanılmaz problem yaşar . Dün gece onu çıkarırsak Galatasaraylı gibi oynayan kimse yok . İlk goldeki çabası , ikinci golde ddefansla topun arasına fişek gibi girip ard arda birbirinden güzel hareketlerle hem defans oyuncularını hem de kaleciyi alt etmesi, son gol de de kalenin ağzına kadar topu getirip Baros'a al da kolaysa atma demesi tek kelimeyle muazzam. Böyle dominant bir performansı hem de üst üste birçok defa gösteren biri daha önce bu topraklara ayak basmamıştı Hagi de dahil. İkili mücadelelerde ayakta kalışı topu ayağına yapıştırışı ,oyun zekası ve atletikliğiyle içine adeta C.Ronaldo kaçmıştı. Galatasaray varlık göstermesine gerek kalmadığı maçta usta ayaklarıyla sonuca gitti ve zirve yarışı kaldığı yerden devam etti. Bursa yine kazandı. Beşiktaş da zar zor . Fenrebahçe,Trabzon ve Kayseri puan kaybetti. Kıyasıyla mücadeleyle geçecek son dokuz haftaya girdik. Favorim Bursaspor.Aferin çocuklar... Ali Sami Yen'den de çıkarsanız şampiyonluğu inanılmaz taçlandırmış olursunuz . Baros döndü Kewell sen nerelerdesin ? Olimpiyat Stadı'nda yine istemediğimiz görüntüler ona da ayrı değineceğim başlı başına bir olay çünkü. Trabzon'dan 2008 deki gibi sağ çıkar mıyız allah bilir. Serkan Çalık da yok ne yapacağuk. Yine mucizeler lazım Aydın Yılmazlar ,Hasan Kabzeler, Serkan Çalıklar lazım nitekim şampiyonluk için artık mucizeler gerek. Yalnız dikkat!! bu mucizelerin baş aktörlerinin hiç birisi şu an bu çatının altında değil . Tanrılar yine Kurban mı istiyor ne .....
Etiketler:
ankaragücü,
galatasaray,
Galatasaray-Ankaragücü,
keita,
tsl 25.hafta
10 Mart 2010 Çarşamba
ESKİŞEHİRSPOR : 2 GALATASARAY :1
K . O .
Pazartesi. Galatasaray'ın Lig maçı var. Zaten bu sebeple hafta sonu bi eksik , boynu bükük geçmiş . Bekliyorum ki Aslan kazansın da ben de kendime geleyim. Yine de hem pazartesi olması , hem Eskişehir deplasmanı olması nedeniyle herşey olabilir diyorum. Fenerbahçe'yi de kazandrdıklarına göre biz puan kaybedebiliriz şüphesi var içimde. Kopmamızı istemezler ne de olsa. Eskişehir'de taraftar dışında güzel olan tek şey yok. Saha tarladan hallice. Hakem Bülent Yıldırım da maymundan halilce ( insan olamaz çünkü) . Gol var ama Futbolun '' F '' si yok. Rakip sahada 3 pas yapan yok. Jo iki harflik bile oynamadı. Arda milli takımdan dolayı, silikti . Keita da yorgun ve etkisiz .Zaten oynatmamaya çalışan, Mehmet Yılmaz'ı bile fizik gücü nedeniyle orta saha oynatan ve geride 2 dev stoper + 1 dev kaleciyle oynayan bir Eskişehirspor vardı. Oynatmamaya o kadar alışmışlar ki oynamaya kalkınca futbolu unutmuş olsalar gerek ki sürekli '' el '' le oynadılar her fırsatta .Adamlar haklı hakem de göz yumuyor . Bizim Avarel JO da elini fazlasıyla kullandı .Bir de enseye tokadı var. Dos Santos'un defansın arkasına attığı topu da elle kesen Eskişehir savunmasını ve görüp de veremeyen hakemi de tekrar hatırlatırım. Bir de ömründe öyle bir yerden belki de ilk ve son defa öylesine bir gol atan ve diğer golü de kaydeden Koray'dan namı diyar k.a. dan bahsetmekte fayda var. İlk golde topu elle düzeltip vuran k.a. maçtan sonra çıkıp elime çarptığını hatırlamıyorum demez mi ? Adama sorarlar '' ulem senin hayatında kaç golün var da hatırlamıyosun ? '' .Zaten golü de az önce atmışsın ; top bile soğumamış daha. Sana da bir yazık. Bok ettin Koray. Birinci ve ikinci golde hart diye geçit veren ve yolda yakalanan Servet'imiz yine klasını gösterdi.İlk golde, adını anmak istemediğim sarı çiyanın MatriX gibi ağır çekimde dönerek ya da dönemyerek, kendisine daha yakın olan topu 15 m gerisindeki adama adeta servis etmesi de cabası. Jo 2-3 kere atılmaydı. Dos Santos'un da penaltısı penaltı değildi.
Pozisyonsuz maçtan 3 gol çıktı. Galatasaray ilk roundda K.O. (knock out = nakavt) oldu . Böylece , Bursaspor'a buyur kardeş bu liderlik bana göre değil gel lider ol ; FB,BJK ve TS ye de durun kardaşlar ben bi soluklanayım siz de bana yetişin beraber olsun dedi .Kendi göbeğini kendisi kesemedi .Rijkaard ve Daum pusuya yattılar.Yarınki Paşa -Timsah maçını Kasımpaşa formalarıyla izleyecekler ve belki de her Paşa atağında kendi takımlarınınkinden daha da heycanlanacaklar.Çünkü herkesi bir korku sardı. Bursa, Diyarbakır cehenneminden can kaybı olmadan çıkmayı başardı ve bence kamçılandı. Ayakları yere basan ve korkusuz bir takım var '' ben Diyarbakırda ölmediysem ölmem, ölmem hiç bir vakit '' dediklerini duyar gibiyim.Tırnaklarınızı yemeyin sözüm size Rijkaard-Daum , rahat olun Paşa Bursa'ya da çelme takar. Bir yandan da inşallah tersi olur diyorum ikiniz de silinir gidersiniz bir devrim hüküm sürer bu topraklarda...Ertuğrul Sağlam ve Bursaspor Devrimi ...
Etiketler:
24.hafta,
bülent yıldırım,
galatasaray-eskişehirspor,
k.a.,
tsl
9 Mart 2010 Salı
YILMAZ HOCA'NIN GÖZ YAŞLARI
Geride bıraktığımız 24. hafta TSL'nin en kara haftasıydı. Bu sezon hatta uzun zamandır böyle manipulasyon kuşkusu uyandıran ,art niyet düşündürüp de akıllara kazınan bir hafta olmamıştı.Bir haftanın tüm maçlarında da mı bariz ve skoru etkileyen hakem hatası olur Allah aşkına.Hepsini tek tek irdelemeye kalkarsak herkes zararlı çıkar o yüzden öne çıkan ''birkaç büyük hatayı'' anımsatacağım. İlk olarak Kasımpaşa -Kayserispor maçındaki Makukula'nın rakibini dövdüğü pozisyonda kart görmemesi ve ikinci yarının başında farkı 1'e indirmesiyle kayserisporu maça ortak etmesi (4 hakemden 3ü pozisyonu görebilecek durumda iken) ve devamında 90+4 te Emre Toraman'ın vücuduna bitişik koluna topun çarpmasına elle oynama verilmesiyle (Yılmaz Vural'ın çıldırdığı an) kazanılan serbest vuruşu gole çevrilmesi insanda ister istemez şüphe, kuşku, endişe ne derseniz birşeyler uyandırıyor. Kayserisporun en önemli silahı olan ve şişirilen toplarla takımı ileriye taşıyan , savunmayı rahatsız eden, Makukula'nın 'ulan maç kopmak üzere ben bunu atarsam kayseri maça havlu atacak, 4-5 olur, sonra dikkatler benim üzerime döner' iç sesinin etkisiyle midir bilinmez oyunda tutulması akla mantığa sığacak gibi değil. Makukula'nın yaptıklarını görmeyen hakemimiz 30 m den kola çarpan topu görüyor demek ki kolun vucuda yapışık oluğunu da görüyor ama elle oynama veriyor ki bir gol şansı daha olsun. Helal olsun hocam helal !!! Fenerbahçe maçında Emreye ve Necatiye verilmeyen penaltılar .Trabzonda Gençlerbirliği'ne verilmeyen buz gibi penaltı pozisyonun dönüp galibiyet golü olarak değer kazanması .Eskişehir -Galatasaray maçındaki hatalarsa ayrı bir yazı konusu olacak nitelikte.
Döenlim canımız ciğerimiz Yılmaz Hoca'ya. Hocam, Guiza'nın kulübede timsah göz dolmalrına herkesin yüreği parçalandı da senin ciğerinin yanışının tezahürü olan harbi göz yaşlarına insanlar güldüğünü söylüyor. Yazıklar olsun. Evet , hakem düdüğü çaldığında gol olacak dedin ; bizi yine yaktılar dedin biliyorum .Sağa sola koştun bana mısın diyen olmadı . Bu haleti ruhiyenin takıma yansıdığı da serbest vuruş atıldığında hiç bir oyuncunun kıpırdayamamasından (kaleci dahil) anlaşıldı. Belki diyorum yine acıyı gömseydin içine iki takla atsaydın , yardımcıya dalsaydın, takım agresifleşseydi o golü yermiydi acaba.Yapamıyor işte Yılmaz hocam : ''Türk insanıyım , tutamıyorum kendimi ; hüzünlerimi, sevinçlerimi en tepede ve anında yaşıyorum '' diyor.Üzüldük be hocam , üzdün bizi artık Bursa maçında telafi bekliyoruz. 3 fark olmadan sevinemez hale geldik , kır bu psikolojiyi. Paşa'nın seninle yenemeyeceği takım yok. Gözümsün Hocam.
28 Şubat 2010 Pazar
GALATASARAY : 4 - KASIMPAŞA : 1
Paşa Bela KEİTA
23. haftanın kapanış mücadelesinde Galatasaray evinde ağırladığı Kasımpaşa'yı Arda, Keita(2) ve Jo(p)'nun attığı gollerle 4-1 mağlup etti .Kasımpaşamızın tek golü kaptan Yekta dan geldi.Maç öncesinde bepozitif futbol izleyeceğimizi ve güzel bir maç olmasını bekliyordum.Bu ligin en ispanyol ligi takımı gibi oynayan ekibiyle , ispanyol devi Barcelona'nın eski teknik direktörünün çalıştırdığı ve orada oynattığı futbolu oynama çabasında olan ekibi karşı karşıya gelince enfes bir La Liga maçı tadında bir maç ortaya çıktı .Maç oldukça yüksek bir tempoda oynandı.Bugün futbolu güzelleştiren herkese teşekkür etmek lazım.İlk yarı iki takımda maça çok iyi başladı.Ardanın attığı gole kadar kasımpaşa da birçok fırsat yakaladı fakat değerlendiremedi. Hele maçın başında bir pozisyon var ki o gol olsa( ofsayttaki Emre Toraman ters tarfa koşmasa, topa vurmayıp da arkadan gelen arkadaşına bıraksa nizami gol olacak ) durum çok farklı da olabilirdi.Galatasaray'da Giovanni Dos Santos bu la liga maçı havasından mıdır yoksa ilk defa markaj altında olmadan ve geniş alanlar bulup da yüzünü kaleye dönebildiği için midir bilinmez (!) çok iyi işler yaptı, adeta eski günlerinden bir resital sundu .Girdiği pozisyonlarda da eski topraklardan Murat Şahin geçit vermedi.Keita iyice form tutmuş, istekli ve deliciydi.Sabri'nin de takıma dönmesi ona yaramıştı.Bu iş Uğur'la olacak gibi değildi zaten. İkinci yarıda maç kaldığı devam etti. Pozsyon bulan ama hunharca harcayan Galatasaray vitesi de biraz düşürünce Sabri'nin de kademe hatasıyla kalesinde golu gördü. Paşa daha golün sevincini hazmedememişken kalesinde Keita'nın ceza sahası dışı sol çaprazından (yaklaşık 25m) gönderdiği müthiş voleyle bir kez daha yıkıldı. Jo ise bu takıma ne kadar yararlı olabileceğini gösterdi. Uzun boyuyla ve top tekniğiyle hem havdan hem yerden servis yapabileciğini ve savunma arkasına atılacak toplarda tehlikeli olabileciğini uygulamalı olarak gösterdi.1 asist ve 1 penaltıdan gol+ kırmızı kart. Son olarak Keita bu sefer perdeyi kapamak için sahneye çıktı.
Genel olarak Galatasaray iyiydi ; ama farklı galibiyet kimseyi yanıltmasın.Kötü olan Kasımpaşa Galatasarayı muazam gösterdi.Eksiklerinin başında takımın maestrosu Moritz geliyordu.Son vuruşlarda Cenk bile beceriksizdi.Futbolcular Ali Sami Yen atmosferinden de etkilendi , şans da pek yanlarında değildi; özellikle golü bulduktan sonra hemen golü yemeleri onları yıktı .Herşeye rağmen,her zamanki gibi '' korkusuz '' oynadılar.Penaltı pozisyonundan sonra Yılmaz Hoca yine kehribar tesbihini çıkardı ''ya sabır'' çekmeye başladı. Herhalde kırmızı kart gören Koray'a dalmamak için bu yola başvurdu. Haftaya Kayseri maçında stoper olarak kimi oynatacağını kara kara düşünüyordu.O da tehlikenin farkında sanırım.Galatasaray'ın katetmesi gereken mesafe daha çok.Sonuç olarak galatasaray en yakın takipçisinin 4 puan önünde .Bursa eksik maçını kazanırsa fark 1 e düşecek ama zor Kasımpaşa'yla oynayacak. Herkes Fenerbahçe'nin yarıştan koptuğu düşünüyor. Bence Fenerbahçe ve hatta Beşiktaş en az Bursaspor ve Galatasaray kadar iddialı.Lakin, hiç şampiyon olmamış bir takım şampiyon olacaksa bu Bursaspor olur diye düşünürüm o nedenle bi kopma da olabilir.Güzel başladı, güzel bitti bir maç daha bir hafta daha . Önümüzdeki hafta öncelikle Galatasaray'a, Kasımpaşa'ya ve tüm takımlara (fenerbahçe hariç ) başarılar.
Etiketler:
23. hafta,
dos santos,
Futbol,
Galatasaray-kasımpaşa,
keita,
tsl
GALATASARAY - KASIMPAŞA

Benim için TSL'nin en değişik haftası.Her hafta yüreğim bir istanbuldaki bir deplasmandaki takım için çarpıyor.Bu hafta ise aynı yerde ve daha güçlü çarpıyor.Semtimin takımı Kasımpaşa Ali Sami Yen 'de Galatasaray'la karşılaşıyor.Hüzünç ve sevinç bir arada olacak ASY'deki bir önceki maç gibi .45+1 de Erhan küçük'ün serbest vuruştan attığı golle galip gelen 18 . Kasımpaşa , Galatasaray'ı o sezon lige ASY'de mağlup eden ilk takım olma ünavını da kazanmıştı .
Kasımpaşa düştü ,çıktı ; Galatasaray şampiyon oldu, düştü, kalktı. Aradan çok zaman geçti çok şey değişti. Sezonun ilk yarısına 5 te 0 ile başlayan Kasımpaşa, Galatasaray'dan da aldığı darbeyle (1-3 Hat-trick Nonda , tek gol mortiz ) 6 da 0 yapmıştı.Galatasaray ise 6 da 6 yaparak seriye devam etmiş, önüne gelene 3-5 atmıştı . Sonrasında Yılmaz Vural ile yollarını birleştiren Kasımpaşa'nın pozitif futbolu ve önlenemez çıkışı geldi . O Galatasaray'dansa geriye hiç birşey kalmadı.Önce takım formdan düştü devamında başgösteren ve dur durak bilmeyen sakatlıklarla tanınmaz hale geldi.Geride bıraktığımız hafta içinde de UEFA Avrupa Ligi'nde (Düşler Sahnesi) 1-1 in rövanşında A.Madrid'e 1-2 ile boyun eğdi, elendi. Hakemin , Caner'in , Uğur'un, Neil'in , Rijkaard'ın ve Servet'in de katkılarıyla.Ama en çok da Canerin .Artık Sarı-Kırmızılı forma altında o kimseyi görmek istemiyorum eminim ki böyle düşünmekte haksız ve yalnız değilim.
Neyse.... deyip önümüzdeki maça bakcak olursak , tabela Galatasaray'ın herşeye rağmen lider olduğunu söylüyor ,Kasımpaşa ise 27 puanla 12. sırada bir maçı eksik, ikinci yarıda yaptığı anlamsız öne geçip sonra maçı hediye etmeleriyle düşme potasının hemen üstünde . Altındaki takımlar ligde kalmak için tüm varlıklarını ortaya koyuyor.Göründüğü kadar rahat değil Kasımpaşa'nın durumu.Birkaç hafta üst üste yaşanabilecek puan kayıplarıyla kendini ateşin ortasında bulabilir.Aman dikkat !!Ligde fenerbahçe'yi ve kupada da Beşiktaşı dize getirdiğini unutmayalım. Galatasaray ise mutlak kazanmak zorunda .Dün Beşiktaş, Kayseri deplasmanından beklenmedik bir 3 puan çıkardı ve tabiri caizse kapıdan kovduk bacadan geldi, ben de varım dedi. Fenerbahçe an itibariyle Belediye 'ye 2-1 mağlup, maç devam ediyor.Bursa da rahat kazandı köşesine çekilmiş bu maçı bekliyor. Zirvede de durum pek farklı değil.Ayrıca Madrid faciasını da unutturup kendini taraftarına affettirmesi gerekiyor. Pozitif futbol ve iyi bir mücadele bizi bekliyor . İyi olan kazansın. İki takıma da başarılar. Sonuç ne olursa olsun hem sevinip, hem üzüleceğiz. Let the game begins.
Etiketler:
23.hafta,
galatasaray,
kasımpaşa,
maç öncesi,
tsl
25 Şubat 2010 Perşembe
NEDEN YAZIYORUZ !!!

An itibariyle Athletico Madrid'e yine bir Servet hatasıyla elendikten sonra kanser olmamak için bu zehiri dışa akıtmak lazımdı.Geçen sene Hamburg maçında olduğu gibi yine turu ucundan yakalamışken hakeme rağmen herşeye rağmen ...olacak iş değil.Artık yazıyorum öyle 3-5-2 , 4-4-2 değil, o da olmalı ama futbolda o kadar kompleks bir matematiğe ihtiyaç yok .Para -çokomel eğrisi kadar basit . Taraftar olduğumuz için taraftar gibi yazmak için burdayız .Vatana millete hayırlı uğurlu olsun .Haydi bismillah...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























